|
||||||
|
|||||||
| Bağırsak Kanseri Cerrahisi Bağırsak Kanseri Cerrahisi (Ameliyatları) hakkında tüm soru ve sorunlarınızı sorabileceğiniz bölüm |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|||
|
8 ay önce eşime yapılan kolonoskopi neticesinde rektumdan başlayıp bağırsağının tamamında poliplere rastlandı.patolojik raporunda kanser dönüşmediği tespit edildi.ne yazıkki genetik bir rahatsızlık olduğu (fap) için bağırsağının tamamının alınması gerekmetedir.bu tip operasyonlarda laparoskopik ameliyat geçerli olabilmektemidir.?
|
|
|||
|
Yazdıklarınızdan eşinizde familyal adenomatöz polipozis (FAP) sorunu olduğu anlaşılıyor. Evet aşağıda eklediğim bilgilerde de görebileceğiniz gibi familyal adenomatöz polipozis (FAP) tedavisinde mutlaka kalın bağırsak alınmalıdır. Bu ameliyatı son yıllarda, bazı cerrahlar hem laparoskopik (kansız ameliyat) hem de robotik cerrahi ile yapmaktadır. Ben aşağıdaki sitelerde de görebileceğiniz gibi, kalın bağırsak ameliyatını hem laparoskopik ve hem de robotik cerrahi ile yapmaktayım.
Familyal adenomatöz polipozis (FAP) kalıtsal yolla iletilen ve kalın bağırsak (kolorektal) kanserlerininin % 1’ini oluşturur. ‘F’ harfi familyal yani ailevi kelimesinin kısaltması, ‘A’ harfi belirlenen poliplerinin türünü ifade eden adenomatöz kelimesinin kısaltması ve ‘P’ harfi çok sayıda polip’i ifade eden polipozis kelimesinin kısaltmasıdır. APC geni adı verilen FAP geni, 5. kromozomun uzun bacağında yer alır. Familyal adenomatöz polipozis (FAP) hastalığında ergenlik çağından başlayarak kalın bağırsakta yüzlerce ve hatta binlerce polip gözlenir. Familyal adenomatöz polipozis (FAP) hastalarının % 80’den fazlasında mide ve ince bağırsakta da polipler olur. Midenin fundus adı verilen üst bölümünde yer alan poliplerde kanserleşme görülmezken, midenin antrum adı verilen çıkış kısmındaki poliplerin kanser riski taşıdığı bilinmektedir. Familyal adenomatöz polipozis (FAP) hastalarında polipler onikiparmak bağırsağında (duodenum) yer alırsa kanserleşme riski % 4’tür, ancak çok aşırı sayıda polip olan vakalarda kanser riskinin % 25’e kadar çıkabildiği bilinmektedir. Familyal adenomatöz polipozis (FAP) hastalarının % 60-70’i anne veya babalarından kalıtım yolu ile ilgili APC genini alırlar. Hastaların % 80’inde gen bozukluğu (mutasyon) gösterilebilirken, % 20’sinde ise bu olanak yoktur. Familyal adenomatöz polipozis (FAP) hastalarının % 30’unun anne ve babalarında hastalık yoktur. Kesin tanı kolonoskopi, sanal kolonoskopi veya bağırsak röntgeni sonucunda konulur. Hastaların % 30’unda kanser gelişene dek hiçbir belirti görülmez. Belirtileri: makattan kanama, karın ağrısı, kansızlık, kilo kaybı ve dışkılama alışkanlıklarında değişikliktir. Familyal adenomatöz polipozis (FAP) tedavisinde: yüzlerce ve hatta binlerce kalın bağırsak polibinin kolonoskopi ile alınması mümkün olamayacağından cerrahi olarak kalın bağırsağın tümünün çıkartılması ve ince bağırsağın son bölümü olan ileum’dan bir rezervuar (poş veya yeni rektum) yaparak makat bölümüne (anal kanal) anastomoz (bağlantı) yapmak gerekir. Bu ameliyat tıp dilinde total kolektomi veya total proktokolektomi ve ileo-anal poş tekniği olarak adlandırılır. Bu ameliyatın tamamlayıcısı olarak 2-3 aylık bir süre için ileostomi (ince bağırsağın son ısmının deriye ağızlaştırılması) de eklenir. Kalın bağırsağın son bölümü olan rektum’da az sayıda polibi olan hastalarda rektum bölümündeki polipler kolonoskopi ile alınır ve rezervuar’a (poş) gerek kalmadan ileo-rektal anastomoz (bağlantı) yapılır. Geçmişte bu ameliyatlar sadece açık cerrahi ile yapılırken, günümüzde gelişmiş teknoloji sayesinde laparoskopik cerrahi (kansız ameliyat) ve robotik cerrahi ile güvenle gerçekleştirilmektedir. Ortalama hastane yatışı bir hafta civarındadır. Hastaların işe geri dönme süreleri 6-8 hafta alır. Familyal adenomatöz polipozis (FAP) ameliyatsı sonrasında: kalın bağırsak ortadan kalktığından bağırsak hareketleri çok hızlanır ve dışkılama sayısı artar. Hastaların sosyal ve cinsel yaşamları bir değişiklik olmaz. Kadınların hamilelik durumunda doğum şeklinin belirlenmesi için önceden doktorlarınla doğumun yöntemini kararlaştırmaları gerekir. Familyal adenomatöz polipozis (FAP) hastalığında poliplerin gerilemesini sağlayan veya nüksünü nasıl önleyen iki ilaç vardır. Sulindak: aslında bir romatizma ilacı olup, tablet ve lavman şekilleri vardır. Kalın bağırsak poliplerinde belirgin gerileme yarattığı bilinmektedir. Midede gastrit ve ülser gibi yan etkiler oluşturduklarından uzun süreli kullanımları mümkün olmayabilir. Celecoxib (celebrex): COX-2 inhibitörü grubunda yer alan bir ilaç olup mide üzerindeki yan etkileri Sulindak’a göre daha azdır. Familyal adenomatöz polipozis (FAP)hastaları ve birinci derecede aile bireyleri kalın bağırsak, rektum ve mide yönünden endoskopi ile yıllık takibe alınırlar. Bu takiplere 12 yaşından sonra başlanır, ameliyat sonrasında da devam edilir. Polip tespit edilmezse, 35 yaşına kadar yılda bir kez kolonoskopi yapılır. Otuzbeş yaşından sonra bağırsak kanserinde yapılan takipler ile devam edilir. Ayrıca, 20 yaştan itibaren, Gastroskopi ile mide, onikiparmak bağırsağı (papila bölgesi) incelenmelidir. Bu hastaların takibinin kolorektal cerrahi veya koloproktoloji alanında çalışan hekimler tarafından yapılması uygun olacaktır. Tüm ailenin bir veri tabanının oluşturulması takipte kolaylık sağlar. Saygılarımla, Dr. Korhan Taviloğlu Genel Cerrahi Profesörü www.robotcerrahisi.com www.taviloglu.com www.genelcerrah.com www.drtaviloglu.tv www.kabizlikvekanser.com www.kanserbilgileri.net |
|
|||
|
hocam annem 82 yaşında yapılan kolonoskopi ve bt incelemesinde,çikan kolonda 6cm uzunluğunda 2cm tek duvar kalınlığı ve inen kolonda 2mm.büyüklüğünde polipler var karaciğerde 4 ad. metaztas olduğu sanılıyor,nasıl bir ameliyat olabilir,bünyesi kaldırabilirmi,zor bir ameliyatmı,bilgilendirirseniz memnun olurum .saygılarımla.mahir
|
|
|||
|
Öncelikle, annenize geçmiş olsun. Kendisinde muhtemelen kalın bağırsakta (çıkan kolon adı verilen bölümünde olabilir) habis tümör var ve karaciğerde dört yere sıçrama (metastaz) yapmış. Bu tür bir durumda tümörün yerine ve durumuna göre önce ameliyat ve ardından kemoterapi (adjuvan tedavi) veya önce kemoterapi (neoadjuvan tedavi) ardından cerrahi tedavi gerekir. Ancak, genel kabul edilen bir gerçek ise 65 yaşın üzerindeki kişilere özel durumlar dışında standart kemoterapi uygulanmamasıdır. Genellikle, 65 yaş üzerindeki kişilerde ya yeni tür hedefe yönelik kemoterapi türleri tercih edilir, yada cerrahi yapılır ve hiç kemoterapi uygulanmaz. Bu nedenle anneniz için tedavi kararının ideal olarak, Genel Cerrahi uzmanı (tercihen kanser cerrahı), Onkoloji uzmanı, Gastroenteroloji uzmanının birlikte bir olduğu bir konseyde alınması uygun olur.
Saygılarımla, Dr. Korhan Taviloğlu Genel Cerrahi Profesörü Robotik Cerrahi - Robot Cerrahisi - Prof.Dr. Korhan TAVİLOĞLU Prof.Dr. Korhan TAVİLOĞLU - Genel Cerrah Genel Cerrahi Forumları - Prof. Dr. Korhan Taviloğlu - Powered by vBulletin DrTaviloglu.TV - Hastalara Yönelik Video Sitesi Kabızlık ve Kanser Forumları - Prof. Dr. Korhan Taviloğlu - Powered by vBulletin Kanser Bilgileri Forumları - Prof. Dr. Korhan Taviloğlu - Powered by vBulletin |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|