
08-02-2010
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 40
|
|
Babanıza geçmiş olsun. Kalın bağırsak kanseri en sık 50 yaşın üzerindeki kişilerde görülür ve kadın ile erkek farkı gözetmez. Bu durum bazı hücrelerin uygun olmayan şekilde (anarşik) çoğalması ile gelişirler. Bu tümörler iyi huylu (sıklıkla polip) ve kötü huylu (kanser) şeklinde olabilirler. Kalın bağırsak kanserlerinin gelişmesi çoğu kez yıllar alır ve çoğunlukla bağırsak içindeki polip adı verilen iyi huylu urlardan veya ülseratif kolit gibi bazı iltihabi kalın bağırsak hastalıklarından ötürü gelişirler. Bu tümörler yayılma yada sıçramalarını yakınlarındaki lenf damarları karaciğer, kemiklere veya prostat, mesane veya rahim gibi komşu organlara yapabilirler. Bağırsak kanseri için risk grubundaki kişiler: 50 yaşın üstündeki kişiler (hastaların % 90’ı), ailede kalın bağırsak kanseri olanlar, ailevi polipozis hastalığı olanlar, yüksek yağ ve kalorili (özellikle hayvansal yağlar) ve düşük lifli diyetle beslenen kişiler, kalın bağırsak polipleri olanlar, yumurtalık, rahim veya meme kanseri öyküsü olan kadınlar, ülseratif kolit ve Crohn hastalığı gibi iltihabi bağırsak hastalığı varlığı, aşırı kilolu olmak, egzersiz yapmamak, şeker hastalığı, sigara ve aşırı alkol kullanmak ve uzun süreli olarak gece vardiyasında çalışmaktır. ABD’de yapılan birçok araştırmada kalın bağırsak kanseri tanısı konulan hastaların % 80’inde ailevi bir bağ bulunmadığı ve buna karşın % 20’sinde ise ailevi bir bağ olduğu belirlenmiştir. Kalın bağırsak kanserinin yaklaşık % 70’i kalın bağırsağın ilk 1.5 metrelik bölümünde yer alırken, % 30’u ise rektum denilen makata yakın olan son bölümünde yer alır. Bu kalın barsak kanseri hastalarının sadece % 5’inde Lynch sendromu denilen ailevi kalın bağırsak kanseri sendromu olduğu bilinmektedir. Birinci derecede akrabada kalın bağırsak kanseri olduğu zaman riskin genel nüfusa göre 2 kat civarında arttığı bilinmektedir. Ailede kalın bağırsak kanseri tanısı konulan kişinin 60 yaşın altında bu hastalığa yakalanması durumunda ve birden çok aile bireyinde kalın bağırsak kanseri olması durumunda riskin daha arttığı bilinmektedir (www.cancer.org). Bağırsak alışkanlıklarında değişiklik-bir haftadan uzun süren kabızlık, ishal ya da dışkı çapının incelmesi gibi, bağırsağın tam olarak boşalamama hissi, karın ağrıları, dışkıda kan görülmesi, nedeni açıklanamayan demir eksikliğine bağlı kansızlık ve yorgunluk hissi, nedeni olmayan kilo kaybı kalın bağırsak kanseri için görülebilen belirtilerdir. Bence babanızda daha once kalın bağırağın sol bölümünde olan tumor güzel bir şekilde tedavi edilmiş. Kalın bağırsak kanserlerinin ne sık olarak karın zarına (periton), lenf bezlerine ve karaciğere yayıldığını görürüz, yani diğer bir kalın bağırsak bölümüne yayılma pek olmaz. Babanızda olan bu tümör, bağışıklık sisteminin zayıf olması veya 6 yıllık süreç zarfında kalın bağırsak polibi zemininde ikinci bir tümör gelişmesi nedeniyle oluşmuş olabilir. Burada cerrahi olarak kalın bağırsağın alınması ve ardından sağlık durumu elverişli ise kemoterapi görmesi gerekecektir.
Saygılarımla,
Dr. Korhan Taviloğlu
Genel Cerrahi Profesörü
www.kanserbilgileri.net
www.kabizlikvekanser.com
www.taviloglu.com
www.genelcerrah.com
www.drtaviloglu.tv
|